Ana sayfa - Главная страница | Profilim - Мой профиль на сайте | Üye ol - Регистрация | Çıkış - Выход | Giriş - Вход Üye adı: Guest | Grup "Гости"Hoş geldiniz Guest | RSS
Giriş-Login -Вход
Login:
Password:
Menü - Меню
Resimli şiirler
Kategoriler
Lirik şiirler - Lyric poetry [57]
Vatandaş şiirleri - Citizen poetry [18]
Karışık şiirler - Mixed poetry [23]
Paylaş!
Takvim - Календарь
«  September 2011  »
SuMoTuWeThFrSa
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930
Entries archive
Ana sayfa - Главная страница » 2011 » September » 15 » GEÇMİŞ ZAMAN TÜNELİNDEN
11:42 AM
GEÇMİŞ ZAMAN TÜNELİNDEN

Çok çabuk eskimişti yaşanmış hayatlarımız
Geride kalan siyah beyaz anılarımızdı
Kısa pantolon, yırtık lastik ayakkabılarla,
Sokaklarında top koşturup, misket oynadığımız..

Kapı önlerinde kurulan mangallarda pişirilen
Uskumru kokularını içimize çekerek uyuduğumuz
Kuş yuvası gibi daracık odalı evlerimiz vardı.
İçinde kış geceleri tenekeden talaş sobamız yanardı.

Bir çok ev osmanlı tipi cumbalı, ağaçtan yapılmıştı
Betondan yapılmışları ise tarihi eski Rum evleriydi
Arada boşluklara eklenmiş eğreti yığma taş evlerde de
Bizler yaşardık.
Rum’u, Ermeni’si, Yahudi’si, Müslüman’ı,
Dörtyol ağzında hepimiz bir mahalleydik,
Ama biz bir aileydik..

Mis gibi anason kokan rakılardı kapı önlerinde gördüğümüz
Beyaz peynir, bir salkım üzüm, iki dilim karpuzdu,
Döküntü tahta bir masada gazete kağıdı üzerinde.
Rakı konulan beyaz fincanlar, su konulan çay bardakları,
Etrafında tahta eğreti sandalyeler,
Bıçkın ama güleryüzlü neşeli adamlar otururdu..
Diğer bir masada kocaman bir gramofon
Taş plakta Müzeyyen Senar okurdu:
"Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime”

Evlerde pencereler sonuna kadar açık olurdu her yaz
Üst kat pencerelerden yarı beline kadar sarkıp çocuklarına bağıran,
Yan penceredeki komşusuyla birilerini çekiştiren,
Cam silerken radyosunda ki şarkıya eşlik eden,
Sokakta içen kocasına beddua edip seslenen,
Çamaşır asan, çiçek sulayan kadınlarımızla,
Kabadayı gençleri, vakur aklı selim babacan ihtiyarları,
Şoför Ahmet’i, Sandalcı Niyazi'si, Demirci Artin’i, Balıkçı Yorgo'su..
Her gece Osmanlı narası atan tebeşirci palabıyık Sedat Amcayla,
Mahalle kadınlarının hayran olduğu kaytan bıyıklı işçi babamla,
Cümbür cemaat bir tiyatro sahnesiydi sokağımız..

Radyolardan dökülen Şecaattin Tanyeli tangolarına,
Güzel sesiyle eşlik ederdi alt katta ki komşumuz.
Artist, Ses dergileri okurdu
Sarı saçlı artist olma sevdalı Nebahat abla,
O’na mahallenin tüm delikanlıları hastaydı,
Ben de beraber ders çalıştığımız kardeşi İlknur’a.

Akşam çökerdi, ölgün ölgün yanan sokak lambaları altında
Saklambaç oyunumuz başlardı kızlar oğlanlar hep birlikte.
Oğlanlar kızların peşinde,
Gizlenirlerdik sokakların karanlık köşelerinde,
Her birimiz arkasına sakladığımız kıza sarılıp
Bir öpücük alma derdinde..

Uçurtmalarımızla göklerde uçmaktı hayalimiz,
Çelik çomak, çember yuvarlamak, seksek kaydırmak,
Güzeller güzeli Reyhan’a topluca aşık olmak,
Sedat amcayı kızdırıp koşturmak,
En korkulu en heyecan veren yaramazlığımızdı kuşkusuz.
Kapı zillerine kibrit çubuğu sokmak,
Kışın karda okul yokuşunda tahta bavul çantalarımızla kaymak,
Sokak arası boş arsalarda toza çamura bulanarak,
Mahalle maçları oynamaktı delice tutkumuz..

Yazların kavurucu sıcağından gecenin serinliğine,
Yazlık sinema bahçelerine koşardık.
Hayallerimizin kadınları Muhterem Nur, Belgin Doruk,
Hepimiz Orhan Günşiray, Ayhan Işık’dık.
Film arası anamızın eteklerini çekiştirip,
Eskimo dondurma, şıngır şıngır bir hisar gazoz için
Timsah gözyaşları dökerdik.
Kışlık sinemaların önünde Teksas, Tommiks okur,
Okuduklarımızı satar sinemaya birinci mevkiye girerdik.
Birinci mevkimiz,
Koca perdenin altında beton üzeri sandalyesizdi.
Çekirdek çıtlatır, kıçımız donar, boynumuz tutulur,
Geceleri ağrıdan inlerdi her yerimiz.

Çok çabuk eskimişti yaşanmış hayatlarımız,
Ya da biz çok çabuk büyümüştük..
Büyükler gittiler birer birer..
Geride kalan sadece sararmış siyah beyaz fotoğraflarımız.
Üzerine söylenecek nice söz,
Daha nice unutulmayan anılarımız vardı.
Maziye bakarken dökülen iki damla gözyaşımız,
Yarını olmayan hayallerimiz,
Zaman tünelinden bugüne kalan,
Bir daha yaşayamayacağımız hatıralardı.

29 Temmuz 2011
Kategori - Категория: Lirik şiirler - Lyric poetry | Views: 783 | Added by: Emin_Coskun
Total comments: 0
Only registered users can add comments.
[ Üye ol - Регистрация | Giriş - Вход ]
Yeni - Новое

Yeni şiirler


[08/Jul/2015]
SESSİZ ŞARKI (0)

Yeni şiirler


[08/Jul/2015]
SEN BENİM (0)

Yeni şiirler


[26/Nov/2014]
BENİM DE CIZLAVETLERİM VARDI... (0)



Yeni yazılar


[28/Jan/2011]
BİR GARİP GRİP HİKAYESİ (0)



Yeni videolar

MAHALLEME KAR YAĞDI

Videolarım

1 0 0.0



Yeni videolar

ÖMÜR DEDİĞİN..

Videolarım

0 0 0.0
Arama - Поиск
İstatistik

Total online: 1
Guests: 1
Users: 0
Copyright Emin Coskun © 2020